Dünya CAKOP 3. uluslararası sempozyumunu gerçekleştirdi: Cinsel kimlik karmaşasının artışına dijitalleşme sebep oluyor

2020 yılında 60 STK, 21 bilim adamı ve bilim kadının öncülüğünde kurulan Dünya Çocuk ve Aile Koruma Platformu, 8 Aralık Cuma günü Üsküdar Bağlarbaşı Kongre Merkezi’nde alanında yetkin isimlerin katıldığı üçüncü sempozyumunu gerçekleştirdi.

Sempozyum, çocuk ve ailelerin korunması, sağlıklı nesillerin yetişmesine katkıda bulunma amacı güden 62 sivil toplum kuruluşunun ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, İbn-i Haldun Üniversitesi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi ve İzmir Demokrasi Üniversitelerinin bir araya gelerek oluşturduğu Dünya Çocuk ve Aile Koruma Platformu tarafından organize edildi.

Dünya CAKOP Başkanı Zuhal Öztürk

Üçüncü sempozyumunu gerçekleştiren Dünya CAKOP, programın temasını

“Aileyi ifsad ve insanlığı yeniden yapılandırma projesinin farklı cepheleri: Çocuk ve gençlerde dijital bağımlılığın kimlik gelişimine etkisi”

olarak belirledi. Sempozyumda ikisi yurt dışından olmak üzere, alanında uzman

28 bilim adamı ve bilim kadını

, dijital medyanın çocuk ve gençler üzerindeki etkilerini inceledi.

İbn-i Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan – Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik

‘Dijitalleşme kimlik kargaşasına yol açıyor’

Açılış konuşmasını yapan Dünya Çocuk ve Aile Koruma Platformu Başkanı Zuhal Öztürk, amaçlarının çocuk ve aileyi korumak olduğunu belirterek,

“Derdimiz, mutlu nesiller yetişmesine katkıda bulunmaktır. Medya ve dijitalleşme; çocuk ve gençlerde benlik, kimlik bozuklukları ve cinsel kimlik kargaşasına yol açmaktadır”

dedi. Öztürk, medya ve dijitalleşmenin son yıllarda çocuk ve gençlerde yaşanan benlik, kimlik bozuklukları ve cinsel kimlik kargaşasına neden olduğunu belirtti.

İbni Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan

, dijitalleşme alanındaki sorumlulukları ve çözüm önerilerini ele alırken,

Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik

ise çocuk ve gençlerin dijital dünyayla olan ilişkilerinin incelenmesi ve bu konuda yapılacak çalışmalara dikkat çekti.

Psikoterapist David Pickup – Dr. Mike Davidson

Sempozyumun ilk gününde dikkat çeken konuşmacılardan psikoterapist David Pickup ve Dr. Mike Davidson deneyimlerini sempozyumdaki dinleyicilere aktardı.

Amerikalı doktor dijital bağımlılığa dikkat çekti

David Pickup, çocuk ve gençlerin dijital medyanın etkisi altında yaşadıkları zorlukları ele alarak, bu konuda ailelere ve uzmanlara önemli perspektifler sundu.

Tedavi yöntemleri ve çocukların ruhsal sağlığına odaklanan Pickup, dijital bağımlılık ve cinsel kimlik konularında toplumsal farkındalık yaratma çabalarını vurgulayarak, eğitim ve destek mekanizmalarının geliştirilmesinin gerekliliğini dile getirdi.

Deneyimli doktor aynı zamanda, dijital dünyanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine karşı mücadelede ailelerin ve eğitimcilerin sorumluluklarını anlattı.

‘İngiltere’de dönüşüm terapisi yasak ve uygulayana hapis cezası var’

Mike Davidson ise sempozyumda, gençlerin dijital medya platformları aracılığıyla maruz kaldığı içeriklerin etkisi altında cinsel kimlikle ilgili konularda yaşadığı zorlukları ele aldı. Cinsel kimlik kargaşasının gençler arasında yaygınlaştığını belirten Davidson, sosyal medyanın bu konudaki etkilerini detaylı bir şekilde analiz etti.

İngiliz doktor Mike Davidson konuşmasında; İngiltere başta olmak üzere çok sayıda Avrupa ülkesinin; LGBT’li olduğunu öne sürerek söz konusu yaşam biçimine sahip olan kişilerin, pişman olarak iyileşmek istedikleri takdirde, ‘dönüşüm terapisini’ yasakladığını ve suç saydığını anlattı.

Doktor Mustafa Merter

‘Eli çocukların üzerinde olan bir ‘canavar’ var’

Sempozyumun ileri gelen konuşmacılarından Dr. Mustafa Merter, toplumda meydana gelen değişimleri değerlendirerek, aile kurumu ve insanlık üzerindeki hedefin ‘yeniden yaratmak’ olduğunu söyledi. Merter,

“Ortada bir eli çocukların başında olan, bir eli dijital medya platformları üzerinden içerikler üreten, bir eli hukuk ve politikada olan bir canavar var”

dedi. Doktor Merter, çocukların maruz kaldığı risklerin, farklı mecralardan gelen etkilerle birleşerek büyük bir sorun oluşturduğuna dikkat çekti.

Uzm. Dr. Lütfiye Söğütlü

‘Cinsel kimlik karmaşası son 10 yılda arttı’

Uzman Doktor Lütfiye Söğütlü, sempozyumun önemli konuşmacılarından biri olarak dijitalleşmenin çocuklar ve gençler üzerindeki etkilerini ele aldı. Söğütlü, dijitalleşmenin çocuklar ve gençler üzerindeki etkisi üzerine konuşarak, “Cinsel kimlikten yakınma, cinsiyet disforisi dediğimiz kavramı oluşturuyor. Bu, bireyin biyolojik cinsiyetinden şiddetli ve sürekli rahatsızlık duyması anlamına gelir. Son 10 yılda bu konuda bir artış gözlemleniyor. Transgender olarak tanımlanan ve cinsiyet disforisi iddia edilen ergenlerin sayısında artış var. Bu, özellikle biyolojik cinsiyeti kız olanların çoğunluğunu oluşturuyor” dedi. Doktor Söğütlü, sosyal medya platformlarında “kendimi nasıl keserim” gibi içeriklerin dahi kolaylıkla bulunabildiğini ve gençlere ulaşamayacakları bir güzellik algısının dayatıldığını söyledi. Bu durumun aileleri çaresiz bıraktığını vurgulayan Söğütlü, dijital bağımlılığın ve cinsel kimlik karmaşasının gençlerde benlik kaybına yol açtığını ifade etti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x